Erkekte Testis (Erbezi) Nedir?

Erkeklerde türümüzün üremesi için gerekli tohum hücrelerini (spermler) üreten ve erkeklik hormonu (testosteron) salgılayan en temel üreme organıdır. Sağ ve sol olmak üzere iki tane oval şeklinde olan bu organlar testis torbası denilen cilt kesesi içinde bulunur. Erkekteki bu yumurta olarak da adlandırılan testislerin içinde bulunduğu deri torbasına anatomik dilde skrotum adı verilir. 

Her bir testisin ortalama boyutu 4-4.5×3-3.5×2-2.5 cm boyutlarındadır. Ülkemizde gerçekleştirilmiş bir araştırmada, 20 yaşlarındaki 2599 sağlıklı erkekte yapılan ölçümlerde ortalama sağ testis hacmi 21.7 ml, sol testis hacmi 21.5 ml saptanmıştır. Bununla birlikte gayet normal üremem ve hormonal fonksiyon gören bir çok testis hacmi bu belirtilen ortalamalardan daha ufak da olabilmektedir.

Doğumda testis yaklaşık 1 ml hacminde olup, ortalama 8 yaşına kadar bu hacimde kalır. Buluğ çağına (ergenlik çağı) girilmesiyle gelişen hormonal uyarı düzeyleriyle testis  organı da büyümeye başlar. Testisin gelişmeye başlaması ile üretilmiş artan erkeklik hormonu (testosteron)  etkisiyle de ikincil seks karakterleri olan kıllanma, sesin kalınlaşması v.b. gibi özellikler de gelişir ve diğer genital organlarda (örneğin penis) büyümeye başlar.

Testis torbasındaki testisler spermatik kordon denilen bir kordon ile karın içindeki yapılara uzanır. Bu kordon içinde tesis içinde üretilen olgun sperm hücrelerini taşıyan vas deferens (duktus deferens), testisin arteri (atar damarı) ve ağ şeklindeki testisin toplar damar ağı (pleksus pampiniformis) bulunur. 

Yukarıdaki şekilde görüldüğü gibi testis içindeki kompartmanlar içinde kıvrıntılı tüpler bulunur. Bu tüpcüklere seminifer tübül adı verilir. Spermlerin üretildiği seminifer tüpçük kompartmanların içini kıvrım kıvrım şekilde doldurur. Bu tüpçüklerin devamı olan efferent kanalcıklar ile epididim denilen organ başına bağlanır. Epididim testisin arkasında ele gelen 2-3 cm uzunluğunda ince uzun bir yapıdır. Spermler ilk olarak bu bölümün alt kısmında depolanır ve burada kuyrukları hareketlilik kazanmaya başlar.

Seminifer tüpçüklerin arasında kalan ara bölgelerde bazı hücreler yer alır. İşte bu hücrelerde (Leyding hücreleri) yukarıda belirtilen erkeklik hormonu yani testosteron hormonu üretilir. 

 

Üstteki paragrafta da söz edildiği gibi, oval şekilde bir organ olan testisin iç yapısı, lobül denilen kompartmanlardan oluşur. Lobülleri spermlerin üretildiği kıvrılmış şekilde yer alan seminifer tüpçükler ve onları saran bağ dokusu oluşturur. Lobüller septa denilen ince duvarcıklarla birbirinden ayrılır.

Seminifer tübüller, hemen hemen testisin iç yapısının tamamına yakın bölümünü oluşturur. Seminifer tüpçükler içindeki hücreler spermatogenez denilen olgun sperm hücresinin yapıldığı küçücük kanalcıklardır.

Seminifer tüplerinin için epitel denilen bir hücre katmanı ile örtülüdür. Bu katmanın ana hücresi Sertoli hücresi’dir. Bu Sertoli hücreleri sperm değildir ancak sperm hücresinin farklılaşması ve  olgunlaşmasındaki hayati faktörleri üretirler. Sertoli hücreleri arasındaki oyuklarda gelişim aşamalarındaki sperm hücreleri adım adım olgunlaşır ve olgun kuyruklu spermatozoa hücresi meydana gelir.

 

Rete Testis: 

Seminifer tüpçüklerde yapılan spermler testisin arkasında yer alan epididim bölümüne rede testis kanalcıkları ile iletilir. Rede testis içinde üretilmiş olan olgun sperm hücreleri ile Sertoli hücrelerinin oluşturduğu salgılar karıştırılır. Epididime geçmeden önce olgun sperm hücreleri hareketli değildir. Rete testis içindeki mikro tüycükler, seminifer tübülde üretilerek kendisine gelen hareketsiz spermleri bu tüycükler üzerinden (elden elde gibi) efferent kanalcığa geçirir.

Efferent kanalcıkları, şekildede görüldüğü gibi Rete testis kanalcıkları ile epididim kanalı arasındaki bağlantıyı sağlayan kanalcıklardır. Spermlerde epididim içinde olgunlaşıncaya ve boşaltıma uygun hale gelinceye kadar depolanır. 

Efferent kanalcıklar içinde de kıla benzer ve tıbbi dilde “cilia” denilen tüycükler vardır. Bu tüycükler ritmik hareketlerde spermleri epididime taşırlar.

Testis yapısı 3 kılıf ile sarılır.

Bunlar

•tunica vasculosa

•tunica albuginea

•tunica vaginalis

adını alır.

Tunica vasculosa içinde testisi besleyen kılcal damarcıklar vardır ve testisi saran ilk kılıftır. 

İkinci katman kılıf ise tunica albuginea adını alır. Kalın ve sert bir bağ dokusu kılıfıdır testisin bütünlüğünü sağlayan asıl kılıftır.

Tunica vaginalis, testisi saran en dış kılıf olup iki katmandır ve arasında bir sıvı vardır. testisin testis torbası içinde rahat hareket etmesini sağlar. Bu iki kılıf arasındaki sıvı artarsa hidrosel denilen patoloji oluşur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.